1000-kelime

Ne Kadar Çok Kelime O kadar Çok İngilizce Bilgisi Demektir!

İngilizcenin temelidir KELİMELER

Peki! İngilizce Kelime nasıl ezberlerim?

İngilizce konuşabilmek için iyi bir kelime dağarcığına ihtiyacınız var. İngilizce ne kadar çok kelime bilirseniz o kadar çabuk ingilizceyi hayatınızda aktif olarak kulanmaya başlarsınız.

*Kaliteli bir TÜRKÇE-İNGİLİZCE cep sözlüğü edinmekle başlayabilirsiniz. Bizim size tavsiyemiz Oxford Cep Sözlüğü.

*Hergün sosyal hayatınızda kullandığınız kelimeleri 20/25 tane veya daha az veya çokta olabilir bu tamamen sizin ezber gücünüze bağlıdır, sözlükten bulun ve not defterinize yazın. Gün içinde vakit buldukça tekrarlayın. 1 ay boyunca hergün 20/25 kelimeyi aktif olarak ingilizce kelime dağarcığınıza eklediğinizi düşünürsek ayda yaklaşık olarak 600/700 tane kelime ezberlemiş olursunuz. Hiçde fena değildir aslında...

  • Kelimeleri cümleler içinde çalışmanız kalıcı kelime bilgisine sahip olmanızı sağlar.
  • Kelimeleri resimlerle bağdaştırıp çalışabilirsiniz.
  • Resimli İngilizce kartları size harika yardımcılardır.
  • İnterneti ingilizce dilinde kullanabilirsiniz.
  • En sevdiğiniz yabancı sanatçıların şarkılarının içindeki kelimeleri rahatlıkla ezber yapabilirsiniz ve bu yöntem kalıcı olur.
  • En sevdiğiniz yabancı dizileri, filmleri ve belgeselleri orjinal versiyonu ve İngilizce alt yazılı seçeneğini kullanarak izleyin. Bilmediğiniz kelimeleri lütfen not edin ve çalışın.
  • Kitap okumayı seviyorsanız çok şanslısınız. Kelime ezberlemenin en kalıcı formülüdür ingilizce kitap okumak. Çünkü cümleler içinde kullanılan kelimeler hafızada daha kalıcıdır.
  • Bilgisayar oyunlarını seviyorsanız oyunlarda ki kelimeler kelime dağarcığınızı genişletecektir.
  • Yapılan bir araştırmaya göre 2000-2500 kelime bilmeniz demek aktif bir şekilde ingilizce konuşabilirsiniz demektir.”
ENGLISH TÜRKÇE
About hakkında
Acciden kaza
activity   etkinlik
actor   aktör
address    adres
afternoon öğleden Sonra
against    karşısına
age   yaş
air   hava
alone  yanlız
always   her zaman
American   Amerikan
 angry   sinirli
animal   hayvan  
answer   cevap 
apartment building    apartman dairesi
apple   elma
April   Nisan
arm  kol
armchair koltuk
around    etrafında
arrive  varmak
art sanat  
ask  sormak
at    -de
attraction etkinlik
August Ağustos
Aunt hala
Australian   Avustrulyalı
autumn  sonbahar
baby  bebek  
back  arka
bad  kötü
bag    çanta
ball   top
balloon  balon
banana  muz
band    grup
bank banka
base  üs  
basketball    basketbol
bat yarasa  
bath  banyo
bathroom  banyo
be  olmak
beach    plaj
bear   ayı  
beautiful    güzel
become   olmak
bed   yatak
bedroom  yatak odası
begin    başlamak
behind    arkasında  
Belgian  Belçika
Belgium   Belçika
Bell zil  
best friend   en iyi arkadaş
 better   daha iyi
between    arasında
bicycle   bisiklet
big    büyük
bigger   daha büyük
bike    bisiklet
biology   Biyoloji
bird  kuş  
birthday  doğum günü
black   siyah
blonde   sarışın
blood   kan  
blue   mavi
board  tahta
boat  kayık
body  vücut  
bone  kemik  
book  kitap
bookshop kitabevi
bored  sıkılmış
boring   sıkıcı
bottom dibinde
boyfriend   erkek arkadaş
box  kutu  
branch  dal  
Brazil    Brezilya
Brazilian   Brezilya
bread   ekmek
break   kırmak
breakfast   kahvaltı
bring  getirmek
Britain   Britanya
British   İngiliz
brother   erkek kardeş
brown    kahverengi
building    bina
burger   köfte
bus  otobüs
busy   meşgul
buy    satın almak
café kafe
call  çağırmak
camel    deve
camp  kamp
can   -ebilmek
Canada Kanada
capital   başkent
captain   kaptan
car  araba
card   kart
care bakım  
careful   dikkatli
carefully    dikkatlice
carrot   havuç
cartoon   çizgi film
case  kutu, sandık  
cassette   kaset
castle    kale  
cat   kedi
catch   yakalamak
cause   (bir şeyin) neden(i)  
cell  hücre  
century  yüzyıl  
CD   CD
chair   sandalye
chance  şans  
change    değişmek
character  karakter
chat show   sohbet programı
cheap    ucuz
check   kontrol etmek
cheese    peynir
chef   şef
chemist eczacı  
chicken   tavuk
children   çocuk
chief  şef  
China   Çin
Chinese  Çin  
chips   patatez kızartması  
chocolate    çikolata
Christmas   Noel
cinema    sinema
circle   daire  
city   şehir  
city centre   şehir merkezi  
class   sınıf  
classical   klasik
clean   temizlemek
clean   temiz
climb  tırmanmak
clock   masa/duvar saati  
close    kapatmak
closer   daha yakın
clothes   giysiler
cloudy  bulutlu
club  kulüp
coast   kıyı
coat   kaban
coffee   kahve
cola  kola
cold    soğuk
collar  yaka  
collection   koleksiyon
colony  koloni/sömürge  
colour TV    renkli TV
colourful   renkli
column sütun, kolon  
come    gelmek
comedy  komedi   
comfortable   rahat
company   şirket
compare    karşılaştırmak
competition    yarışma
completely   tamamen
computer   bilgisayar
computer game    bilgisayar oyunu
concert   konser  
conditions   koşullar
consonont   ünsüz  
continent  kıta  
cook   pişirmek
cooker   ocak
copy  kopya  
corn  mısır  
corner  köşe
correct   DOĞRU
cost  maliyet  
costume kostüm
cotton  pamuk  
count   saymak
country  ülke  
countryside   kırsal bölge
course kurs  
cousin   kuzen
cover kapak  
cow inek  
crop hububat  
crowd  kalabalık  
cry ağlamak
cup    fincan
curly    kıvırcık
current  akıntı  
cut  kesmek  
cycle   bisiklet sürmek
cycling   bisiklet binmek
dad  baba father
dance   dans etmek
dance   dans
dancing  dans etmek
danger   tehlike
dangerous  tehlikeli
dark   karanlık
daughter   kız çocuk  
day  gün
dead    ölü
deal   anlaşma  
December   Aralık
degree   derece
delicious   lezzetli
design  tasarım  
desk   çalışma masası
dessert   tatlı
destroy  yok etmek
detective novel   tehlike
dictionary  sözlük  
die   ölmek
different    farklı
difficult   zor  
dining room    yemek odası
dinner   akşam yemeği
dinosaur   dinozor
directions   talimatlar
dirty    kirli
dishwasher    bulaşık makinesi
division   bölüm  
do    yapmak
doctor  doktor
documentary    belgesel
dog    köpek
door   kapı
double duble  çift  double
down    altında
draw   çizmek
dream  rüya
dress   kıyafet
drink   içmek
drink    içecek
drive  sürmek
drop  düşürmek  
during    sırasında
duck  ördek  
DVD player   DVD oynatıcı
11th (eleventh)    11inci (onbirinci)   
8th (eighth)    8nci (sekizinci)   
ear   kulak
early    erken
earn    kazanmak
earth  toprak  
easy    kolay
east  doğu  
eat   yemek
edge   kenar  
effect  etki  
egg  yumurta
electricity   elektrik
email   e-posta
empty    boş
end  bitmek
enemy düşman  
engine motor   
England   İngiltere
English   İngiliz
enjoy    eğlenmek
enough  yeterli   
enter  girmek   
equal   eşit   
escape    kaçmak
especially  özellikle   
Europe    Avrupa
even   düz, düzgün   
evening   gece
event  olay   
every day / week / month / year    her gün / hafta / ay / yıl
everyone   herkes
exact   tam   
exam   sınav
example  örnek   
excellent   mükemmel
excited   heyecanlı
exciting    heyecan verici
excuse  (beni)
exercise  egzersiz
expensive   pahalı
experince  deneyim   
experiment  deney   
eye   göz  
1st (first)   1inci (birinci)
4th (fourth)    4üncü (dördüncü)   
5th (fifth)    5inci (beşinci)   
face   yüz
fact   gerçek, olgu   
fair   açık
fall   düşmek
family aile   
famous    ünlü
fantastic  olağanüstü
far  uzak   
farm   çiftlik
fashionable   moda popular
fast   hızlı
fast  food
fat  şişman   
father  baba
favourite   gözde  
fear  korku   
February   Şubat  
Feed beslemek   
feel   hissetmek
feet  ayaklar   
few  az   
field tarla, alan   
fight   kavga etmek
figure biçim, şekil   
fill doldurmak   
film  film
film star  film yıldızı
final   son
find  bulmak
fine   güzel
finger  parmak
finish   bitirmek
fire  ateş   
first name    ilk ad
fish    balık
fit  uygun   
flag    bayrak
flat   apartman dairesi
flight   uçuş
floor  yer, zemin   
flow  akmak   
flower  çiçek   
fly  uçmak   
follow  takip etmek   
food  yiyecek
foot  ayak
football   futbol  
football team   futbol takımı
footballer   futbolcu
force  güç, kuvvet   
forest   orman
forget   unutmak
form  biçim, şekil   
forward  ileri   
fraction  bölüm, kesir   
free   özgür
French   Fransız
fresh   taze
Friday   Cuma
fridge   buzdolabı
friend   arkadaş
from    -den
front   ön
fruit   meyve
full   dolu   
fun    eğlence
funny   komik
game show   oyun yarışması
garden    bahçe
gather   toplanmak   
general  genel   
gentle  nazik   
Germany  Almanya
get  almak
get up   uyanmak
girl  kız
girlfriend   kız arkadaş
give    vermek
glad a memnun   
glass    cam
glasses  gözlük
go    gitmek
go for a walk   yürüyüşe çıkmak
go shopping    alışverişe çıkmak
go swimming   yüzmeye gitmek to
go to bed   yatağa gitmek
 go to school   okula gitmek
go to the cinema   sinemaya gitmek
go to work   işe gitmek
gold  altın   
good   iyi
good-looking   iyi görünümlü  
government  hükümet
grandfather   dede
grandmother   büyük anne
grandparent   büyük
grape  üzüm
grass  çim
great  harika
green   yeşil
grey  gri
grocery  bakkal
ground   yer, zemin   
group   grup
grow  yetişmek   
guess  tahmin etmek   
guide  rehberlik etmek   
guitar  gitar
gun   silah
gymnastics   jimnastik
hair   saç
half  yarım   
hall  koridor
hamburger  hamburger
hand   el
happen  olmak
happy   mutlu
hard  sert
hard   zor
hat  şapka
hate  nefret etmek
have   sahip olmak
have a bath/shower   duş almak
have a coffee   kahve içmek
have a good/great time iyi vakit geçirmek
have an ice cream   dondurma yemek
have breakfast / lunch / dinner   yemek yemek / kahvaltı yapmak  
have got    sahip olmak
head  kafa   
hear   duymak
heart   kalp
heavy ağır   
help  yardım etmek   
high street    ana cadde
hill   tepe   
history    tarih
hit  vurmak   
hobby   hobi
hole  delik
holiday  tatil
home   ev  
homework   ev ödevi  
honey   bal
hope   ummak
horse  at
hospital   hastane
hot   sıcak
hotel  otel
hour  saat
house   ev
How (many)   Ne kadar (fazla)
How (old)   Kaç (yaşında)
huge  büyük   
human insan   
hundred  yüz   
hungry 
hunt  avlanmak   
hurry acele etmek   
I know.  Biliyorum
ice cream  dondurma
iceberg   buzdağı
idea   fikir
ill   hasta
imagine  hayal etmek   
important   önemli  
in   içinde
include   dahil etmek   
industry  sanayi   
in front of    önünde
insect  böcek   
inside   içinde
instant  an   
instrument   aygıt   
intelligent   akıllı
interest ilgi   
interesting  ilgi çekici
interview   mülakat
into    içine  
invent  icat etmek   
Irish   İrlandalı
iron  demir   
island  ada
Italian  İtalyan
Italy   İtalya
jacket   ceket
jam   reçel
January  Ocak
Japan   Japonya
jazz   caz music
job 
join  katılmak
juice   özsu
July   Temmuz
jump  sıçramak   
June  Haziran  
kangaroo  kanguru
keep   muhafaza etmek   
key   anahtar   
kill    öldürmek
kilometer kilometre
kind  çeşit, tür   
kind   iyi   
king  kral   
kitchen  mutfak
know  bilmek
lady   bayan
lake  göl   
lamb   kuzu
lamp    lamba
land  inmek
language   dil
laptop  dizüstü bilgisayar
large    geniş
last month / night / week / weekend  geçen ay / gece / hafta / haftasonu
late   geç
later    sonra
laugh    gülmek
law   kanun   
lay  yaymak, sermek   
leader   lider
learn   öğrenmek
leave   ayrılmak
left  sol   
leg  bacak
length uzunluk   
lemonade  limonata  
less   az
lesson  ders
letter   mektup
letterbox  mektup kutusu
lettuce   marul
level  seviye   
library  kütüphane
lie   yalan söylemek
life   hayat
lift  kaldırmak   
light hafif   
light ışık   
like  hoşlanmak
line hat, çizgi   
liquid sıvı   
list  listelemek   
listen   dinlemek
little   küçük
live   yaşamak
living room  oturma odası
lizard   kertenkele
local   yerel
long  uzun
look after   gözetmek
look at   bakmak
lose   kaybetmek
loud  gürültülü   
love   sevmek
lovely   sevimli
low  alçak   
luck  şans
lucky   şanslı
lunch  öğle yemeği
lunchtime  öğle yemeği vakti
luxury   lüks  
machine  makine   
magazine   dergi
magic   sihir
mail   postalamak
main course   ana yemek
major   ana, majör    
make   yapmak
man   adam  
many a çok   
March   Mart
Mark işaret/ not   
Market pazar   
marriage  evlilik
marry    evlenmek
mass  yığın   
master  usta   
match   maç
meterial  materyal   
Maths   Matematik
Matter sorun, konu   
May   Mayıs
meal   yemek
mean   anlamına gelmek
measure  ölçmek   
meat   et  
medicine   ilaç
medium-length    orta-uzunlukta
meet  buluşmak, karşılaşmak   
melody  melodi   
member   üye
men   adamlar
menu   mönü
message  mesaj
metal  metal   
method  metot   
middle  ortada   
mile  mil   
milk  süt
million  milyon   
mind   us, akıl   
minute   dakika
miss   özlemek
mix  karıştırmak   
mobile phone   cep telefonu
model   model
modern  modern
molecule  molekül   
mom    anne 
moment an   
Monday   Pazartesi  
money   para
monster   canavar
month   ay
more  daha fazla   
morning  sabah   
most  en çok   
motion  hareket   
mountain  dağ   
mouth   ağız  
move  taşınmak   
mum mother anne
museum    müze
multiply  çarpmak  
mushroom  mantar
music   müzik
mystery   sır
9th (ninth)    9uncu (dokuzuncu)   
name  isim
national   ulusal
natural   doğal
near   yakın
necessary  gerekli   
neck  boyun   
need   ihtiyaç duymak
neighbour  komşu   
never   asla
new   yeni
newsagent   gazete bayii
newspaper   gazete
next to  yanında
nice   sevimli
night   gece
No problem.   Sorun değil
noise   gürültü
noisy   gürültücü
non-stop  aralıksız
noon  öğlen   
normally   normal olarak
north   kuzey
Norway   Norveç
nose   burun
notebook   not defteri
notice duyuru   
noun  isim   
now  şimdi   
November   Kasım
Number numara, sayı   
nurse   hemşire
object  nesne   
observe  gözlemek   
occur  meydana gelmek   
ocean  okyanus   
October   Ekim
Of course  Elbette
offer  sunmak   
often   sık sık
oil  yağ   
old   eski
old-fashioned   eski moda
Olympic Games   Olimpiyat Oyunları
on    üstünde
once a day / week / month / year    günde / hafta / ayda / yılda bir kere
onion   soğan
only sadece   
onto    üstüne
open   açmak
operate  işletmek   
opposite   karşısında
orange    turuncu
orange   portakal
order   ısmarlamak
organisation   organizasyon
organise    organize etmek
organised    organize
original  orijinal   
other   diğer   
out    dışarı
outside    dışında
own   kendi  
owner   sahip
oxygen   oksijen
page  sayfa
paradise   cennet
parcel   paket
parent   ebeveyn
park   park
park   park etmek
part time   yarı zamanlı
party   parti
party   parti yapmak
pay   ödemek
PE (physical education)    BE (beden eğitimi)
pen   dolmakalem
pencil  kalem
people   insanlar
perhaps   belki
person   kişi
phone   telefon
photograph  fotoğraf
piano   piyano
piece of paper   kağıt parçası
pink  pembe
pizza   pizza
plane   uçak
play   oynamak
play sports   spor yapmak
play the piano   piyano çalmak
player   oyuncu
pocket   cep
Poland   Polonya
police   polis
Polish   Polonyalı
popular   popüler
population   nüfus
Portugal  Portekiz
post office   postane
potato    patates
practical   pratik
practice    pratik
practise English  İngilizce pratiği yapmak
practise the piano   piyano pratiği yapmak
present   hediye
president   başkan
pretty    güzel
prison   hapishane
probably   muhtemelen
project   proje
public    kamusal
pull   çekmek
pumpkin   balkabağı
purple   mor
push  itmek
put   koymak
quickly   hızlıca
quiet   sessiz
quite   bayağı, oldukça
rabbit   tavşan
race yarış
radio   radyo
railway station   tren istasyonu
rain   yağmur yağmak
rap    rap
read   okumak
ready   hazır
real   gerçek
Really?   Gerçekten mi?
red   kırmızı
remember   hatırlamak
repeat  tekrarlamak
restaurant   restoran
return   geri dönmek
rice   pirinç
rich   zengin
riding   binicilik
right   DOĞRU
river boat   nehir
road   yol
roof  çatı
room   oda
run   koşmak
running   koşu
Russia   Rusya
2nd (second)   2nci (ikinci)
6th (sixth)    6ncı (altıncı)   
7th (seventh)    7nci (yedinci)   
sad  üzgün
safe   güvenli
salad   salata
salt   tuz
same   aynı
sandwich   sandviç
Saturday   Cumartesi
save   kurtarmak
say   söylemek
scared   korkmuş
scarf    atkı
school  okul
school subject  okul dersi
Science  Bilim
sea   deniz
seaside   deniz kenarı
seat   oturak
second  saniye
see   görmek
seem  görünmek
sell   satmak
send  göndermek  
separate   ayırmak
September   Eylül  
shampoo   şampuan
She's fine.   O iyi.
ship   gemi
shoe   ayakkabı
shoot   vurmak
shop   dükkan
shop  assistant  
short  adj kısa
shout   bağırmak
show   göstermek
shower   duş
sight   görüş
sign   imzalamak
signal   sinyal
silent   sessiz
similar   benzer
simple   basit
sing   şarkı söylemek
singer  şarkıcı
sister   kız kardeş
sit   oturmak
ski   kaymak
skirt   etek
sleep   uyumak
slow   yavaş
slowly   yavaşça
small   küçük
smile   gülümseme
snail   sümüklüböcek
snake  yılan
snowboard   snowboard yapmak
soccer   futbol
sofa   kanepe
soldier   asker
sometimes   bazı zamanlar
son   erkek çocuk
song   şarkı
sound   görünmek
soup   çorba
south   güney
Spain   İspanya
Spanish  İspanyol
speak  konuşmak
speaker  hoparlör
special   özel
spend  harcamak
spider   örümcek
sport  spor
sports facilities  spor tesisleri
sports hall   spor salonu
spring    ilkbahar
stamp   pul
star    yıldız
start    başlamak
starter    ordörv
stay    kalmak  
steak    biftek
steal    çalmak
stereo   müzik sistemi
stone   taş
 stop    durmak
storm    fırtına
story    hikaye  
straight    DOĞRU
strange   garip
strawberry  çilek
street market  semt pazarı
student   öğrenci
study   çalışmak
stupid   salak
sudden   ani
suddenly   aniden
 sugar   şeker
summer   yaz
sun   güneş
Sunday   Pazar
sunny   güneşli
supermarket  süpermarket
surname  soyisim
sweater  süeter
Swedish   İsveçli
sweet  tatlı
swim  yüzmek
swimming   yüzmek
swimming pool   yüzme havuzu
Switzerland   İsviçre
table   masa
take  almak
take a picture   fotoğraf çekmek
talk   konuşmak
tall    uzun
taxi   taksi
tea   çay
teacher    öğretmen
team   takım
teenager   genç
teeth (plural of tooth)    dişler
 temperature   sıcaklık
tennis   tenis
terrible   korkunç
test   test
text  metin
Thanks.   Teşekkürler
the news   haberler
think   düşünmek
think   düşünmek
through    boyunca
thumb   başparmak
Thursday  Perşembe
to be born   doğmak
toast  tost
toilet   tuvalet
tomato   domates
tomorrow   yarın
tonight   bu gece
tour   tur
tourist   turist
town   kasaba
trainers   spor ayakkabı
transport   ulaşım
travel   seyahat etmek
trick   hile  
trip   yolculuk
trousers   pantolon
true   DOĞRU
try   denemek
try on   denemek (elbise v.b gibi)
Tuesday    Salı
Turkey   Türkiye
turkey  hindi
Turkish    Türk  
turn   dönmek  
TV   TV television
twice a day / week / month / year   günde / hafta / ayda / yılda iki kere
typical   tipik
UFO   UFO
uncle   amca
under    altında
unhappy   üzgün  
university  üniversite
use   kullanmak
usually   genelde
vegetable  sebze
verb   fiil (eylem)
video    video
village    köy
vinegar   sirke
violin    keman
visit    ziyaret etmek
volleyball   voleybol
vote    oy vermek
wait    beklemek
waiter    garson
walk   yürümek
wallet    cüzdan
want    istemek
war   savaş
warm   ılık
washing machine   çamaşır makinesi
watch   izlemek
water   su
wavy    dalgalı
wear   giymek
weather   hava
Wednesday   Çarşamba
weekend  hafta sonu
well    iyi,sağlıklı healthy
wet    ıslak
what   ne/kaç
where   nerede
white   beyaz
who  kim
why  neden
wife   
win    kazanmak
window   pencere
winner   kazanan
winter    kış
wish    dilemek
with   ile
woman    kadın
women   kadınlar
wonderful   mükemmel
work  iş  
work   çalışmak  
world   dünya
worried   kaygılı
worse  daha kötü
write  yazmak
writer  yazar
wrong   yanlış  
year    yıl
yellow   sarı
Yes, great.   Evet, harika.
yesterday    dün  
yesterday afternoon / evening / morning    dün öğleden sonra/akşam/sabah
young   genç